GIPTA Neden Halka Arz Oluyor? Bir filozof bakışıyla bakıldığında, bir şirketin halka arzı yalnızca finansal bir işlem değil, aynı zamanda toplumsal, etik ve ontolojik bir sorudur. GIPTA’nın halka arzı da bu perspektiften değerlendirildiğinde, sadece bir yatırım fırsatından ibaret değildir; aynı zamanda şirketin varlık amacını, değer üretme biçimini ve toplumla olan ilişkisini sorgulayan bir süreçtir. Etik Perspektif: Adalet ve Sorumluluk Etik açıdan, GIPTA’nın halka arzı, şirketin toplumla olan sözleşmesinin bir yansımasıdır. Halka arz, şirketin kaynaklarını daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle paylaşma kararıdır. Bu paylaşım, adalet ve eşitlik ilkeleriyle ne kadar örtüşmektedir? Şirketin büyüme hedefleri, toplumun genel refahını ne ölçüde artıracaktır? Halka…
2 YorumGünlük İzler Yazılar
Gerçi Türkçe mi? Dil, Gerçeklik ve Felsefi Sorgulamalar Dil, insanın dünyayı anlama ve ifade etme biçimidir. Ancak dil sadece bir iletişim aracı mıdır? Yoksa gerçeği şekillendiren bir güç müdür? “Gerçi Türkçe mi?” sorusu, bu soruları derinlemesine düşünmeye zorlayan bir başlangıç noktasıdır. Bu yazı, dilin yapısal ve işlevsel yönlerini, etik, epistemoloji ve ontoloji bağlamında sorgulayarak, Türkçe’nin felsefi anlamını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Etik Perspektiften Dilin Rolü Dil, etik anlayışımızın temellerini oluşturur. İnsanlar, dil aracılığıyla değerlerini, ahlaki yargılarını ve toplumsal normlarını iletirler. Türkçe gibi bir dil, sadece bir iletişim aracı olmanın ötesinde, etik bir sistemin de taşıyıcısıdır. Bu noktada, dilin yapısı ve kullandığımız kelimeler,…
2 YorumHava Yastıkları Ne Zaman Açılır? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Farklı açılardan düşünmeyi seven biri olarak, otomobillerin en kritik güvenlik sistemlerinden biri olan hava yastıkları hakkında yazmak bana heyecan veriyor. Çünkü bu konu, sadece mühendislik düzeyinde bir teknik mesele değil; aynı zamanda kültürlerin, toplumların ve bireylerin güvenlik algısını da yansıtıyor. “Hava yastıkları ne zaman açılır?” sorusu, dünyanın farklı yerlerinde farklı beklentiler ve deneyimlerle karşılık buluyor. Gelin, hem küresel hem de yerel gözlemlerle bu soruya birlikte yanıt arayalım. Hava Yastığının Evrensel Mantığı Teknik olarak hava yastıkları, çarpışmanın şiddetine ve yönüne bağlı olarak devreye girer. Araçtaki sensörler ani bir yavaşlamayı algıladığında,…
2 YorumHamili Kişi Ne Demek? (Kartı Elinde Tut, Gücü Elinde Tut!) Kısaca: “Hamili kişi” ifadesi, bir belgenin veya kartın üzerinde yazan ve “bu belgeyi elinde bulunduran kişi” anlamına gelen eski bir tabirdir. Yani o kart kimin elindeyse, hak veya yetki ondadır. Giriş: Kartın Arkasında Yazan O Gizemli Cümle “Hamili kişi…” Yazının bu kısmını görünce sanki bir dedektif romanının içindeymişim gibi hissederim. Hani o gizli geçitleri açan şifreli belgeler olur ya — işte “hamili kişi” tam olarak öyle tınlıyor. Aslında çok basit bir anlamı var ama havalı bir havası da yok değil! Yani, “Kart kimin elindeyse, hak onundur.” Ancak biz Türk milleti…
2 YorumDosyaya Gizlilik Kararı Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Gizliliğin Ardındaki Güç: Toplumsal Düzen ve İktidar İlişkileri Bir siyaset bilimci olarak, güç ilişkilerinin toplumsal yapıları nasıl şekillendirdiğini, iktidarın nasıl kurgulandığını ve buna bağlı olarak bireylerin vatandaşlık haklarını nasıl inşa ettiğini sürekli olarak sorguluyorum. Toplumsal düzenin temel taşlarını oluşturan bu dinamikler, sadece devletin ve kurumların kararlarıyla değil, bireylerin yaşam pratikleriyle de doğrudan bağlantılıdır. Son yıllarda, belirli dosyalara gizlilik kararı verilmesi gibi yargı ve yönetim pratiğine dair gelişmeler, bu güç dinamiklerini daha da belirgin hale getirmektedir. Gizlilik kararı, adaletin ve şeffaflığın ne ölçüde uygulanabileceği sorusunu gündeme getirirken, aynı zamanda iktidarın, kurumların…
16 YorumBilecik Kaç Milyon Nüfusa Sahiptir? – Felsefi Bir Deneme Bir filozof, bir kente nüfusunu sorarken yalnızca sayıların ötesine bakar: o kentte yaşayanların varoluşunu, bilincini ve değerini düşündürür. “Bilecik kaç milyon nüfusu var?” sorusu, ilk bakışta basit bir istatistik isteği gibi görünse de, etik, epistemoloji ve ontoloji kavramlarının kesişim noktasında yankı bulur. Aşağıdaki yazı, bu sayısal veriyi merkeze alarak, onu felsefi bir mercekle inceler ve okuyucuya derin düşüncelerin kapısını aralar. — Epistemolojik Perspektif: Bilgi, Veri ve Gerçeklik 2024 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, Bilecik ilinin nüfusu 228.495 kişidir. [1] Bu, yaklaşık 0,2285 milyon insan demektir. Bu sayı,…
14 YorumAni Hava Değişimi Neden Olur? Toplumsal Bir Bakış Bazen gökyüzü bile biz insanlar kadar değişken olabiliyor. Sabah pırıl pırıl güneş doğarken akşamüstü aniden fırtına kopabiliyor. Bu ani hava değişimlerini sadece meteorolojik bir olay olarak görmek kolay, ama biraz derinleştiğimizde bunun toplumsal dinamiklerle nasıl benzeştiğini fark ediyoruz. Tıpkı toplumlarımızdaki eşitsizlikler, adaletsizlikler ya da dayanışmalar gibi… Gelin birlikte hem doğaya hem de kendimize daha yakından bakalım. Bilimsel Açıdan Ani Hava Değişimi Öncelikle teknik tarafa değinelim: Ani hava değişimleri, atmosferdeki basınç farklılıkları, sıcak ve soğuk hava kütlelerinin çarpışması, mevsim geçişleri ve küresel iklim krizinin etkileriyle ortaya çıkar. Bu dengesizlikler gökyüzünde fırtına, yağmur, dolu…
10 YorumÜstün Gayret ve Ekonomi: Kaynakların Sınırlılığı, Seçimler ve Toplumsal Refah Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Ekonomist Perspektifi Ekonomi, esasen sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasındaki dengeyi kurma sanatıdır. Her bir ekonomik karar, bu sınırlılıkla yüzleşmek ve en iyi çözümü bulmak için yapılan bir tercihtir. Kaynaklar sınırlıdır, ancak insanların ihtiyaçları sonsuzdur. Bu durumda, her seçim bir fırsat maliyeti doğurur; yani, bir seçenek seçildiğinde, diğer alternatiflerden vazgeçilir. Bu sınırlılıklar altında, insan davranışı ve gayreti büyük önem kazanır. Bu gayret, yalnızca kişisel çıkarları artırmak için değil, aynı zamanda toplumsal refahı desteklemek için de kritik bir faktördür. İşte burada “üstün gayret” kavramı devreye girer. Üstün…
14 YorumHakediş Ne Zaman Hak Edilir? Gerçekten Olay Ne? Hepimiz bir şekilde hayatımızda hak ediş kelimesiyle tanışmışızdır. Çalıştığınızda, bir hizmet sunduğunuzda, ya da son bir dilim pizza için verdiğiniz savaştan sonra “hak ettiğiniz” bir ödül vardır ya, işte hakediş tam da bu ödülün adı. Ama o kadar da basit değil! Hakediş dosyası, inşaat projelerinden, hizmet sektörüne kadar birçok alanda karşımıza çıkıyor. Peki, hakediş ne zaman hak edilir? Bu soruyu, biraz mizah, biraz da yaratıcı bir gözle cevaplamak istiyorum. Beni tanıyorsanız, eğlenceli bir bakış açısına sahip olduğumu bilirsiniz. O yüzden, hemen ciddi ve kuru açıklamalar yapmaya başlamayacağım. Hakediş dediğimizde neyin ne zaman…
12 YorumIslahat Fermanı Neden İlan Edildi? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir psikolog olarak insan davranışlarını anlamaya çalışırken, bazen tarihe, bireylerin ve toplumların nasıl düşündüklerine, nasıl hissettiklerine ve nasıl etkileşimde bulunduklarına dair derinlemesine bakmak oldukça ilginç olur. Bazen bir tarihi olayın arkasındaki psikolojik motivasyonları çözümlemek, daha geniş bir insanlık anlayışı yaratmamıza yardımcı olabilir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Islahat Fermanı gibi önemli bir belgenin ilanı, yalnızca siyasi bir gelişme değil, aynı zamanda o dönemin toplumunun psikolojik yapısını anlamak için mükemmel bir fırsattır. Islahat Fermanı (1856), Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal yapısını ve devletin halkıyla olan ilişkisini yeniden şekillendirmek amacıyla ilan edilen önemli bir belgedir. Ancak, yalnızca resmi…
16 Yorum