İçeriğe geç

Tevrat hangi kavme gelmiştir ?

Tevrat Hangi Kavme Gelmiştir? Bir Soruya Cesur ve Eleştirel Bir Bakış

Tevrat ve Kavmi Aidiyet: Bir Sorudan Fazlası

İzmir’de, bir kafede otururken, sosyal medyada dolaşırken birden “Tevrat hangi kavme gelmiştir?” sorusuna takıldım. Hemen aklıma, geleneksel ve tarihsel bir sorudan ziyade, bu sorunun günümüzde hala ne kadar büyük bir anlam taşıdığı geldi. Bu soruya genellikle klasik bir yanıt verilir: Tevrat, İsrailoğulları’na gelmiştir. Ama gerçekten bu kadar basit mi? Sorunun ardında neler gizli? Kimse, doğru düzgün düşünmeden, olayı sadece kavmi aidiyete indirgemekle yetiniyor. Oysa işin içine din, tarih ve toplum mühendisliği girince işin rengi değişiyor.

Tevrat’ın İsrailoğulları’na Gelmiş Olması: Klasik Anlatı

Evet, genel kanı şu: Tevrat, Tanrı tarafından, halkı doğru yolda yönlendirmesi için Musa’ya verilmiştir ve bu halk, İsrailoğulları’dır. Bu kadar basit mi? Bu soru bazen akıllarda soru işaretlerine neden olabiliyor. Çünkü aslında tarihsel bağlama baktığımızda, Tevrat’ın sadece bir halkı değil, bir medeniyeti ve dinin esaslarını da şekillendiren bir metin olduğunu görüyoruz. İsrailoğulları’na gelmiş olması, onların Tanrı tarafından seçilen halk olduğunun bir göstergesi. Ancak bu bakış açısının, yıllar içinde çok fazla politik, dini ve toplumsal etkisi olduğu aşikâr. Yani, işin içine biraz da güç, iktidar ve kontrol girdiğinde, bu “seçilmiş halk” olma durumu hemen daha fazla anlam kazanmaya başlıyor.

Güçlü Yönler: Tarihsel ve Dini Derinlik

Tevrat’ın İsrailoğulları’na gelmiş olması, hem tarihi hem de dini bağlamda çok önemli. Çünkü bu halk, dünyanın en eski monoteist dinlerinden birini kabul etmiş ve Tanrı ile direkt bir ilişki kurmuştur. Musa’nın halkına verdiği yasa ve kurallar, sadece dini bir metin olmanın ötesinde, sosyal ve ahlaki düzeni de şekillendirmiştir. Tevrat’ın yasaları, hukuk sistemlerinin temellerini atmış, insan hakları, adalet ve eşitlik gibi kavramların ilk temelleri burada atılmıştır.

Bir diğer güçlü yön ise, Tevrat’ın halkları bir arada tutma gücüdür. Her ne kadar zamanla farklı mezheplere ve dini gruplara ayrılsa da, Tevrat’ın varlığı, Yahudi kimliğinin devam etmesinde önemli bir rol oynamıştır. Yani, Tevrat bir halkın kimliğini belirlemede, onları sadece dini olarak değil, kültürel olarak da bir arada tutan bir yapı inşa etmiştir. Bu anlamda, Tevrat sadece bir kitap değil, bir halkın tarihinin, mücadelesinin ve kültürünün simgesidir.

Zayıf Yönler: Tevrat’ın Evrensel Mesajı ve Kültürel Hegemonya

Ancak gelin görün ki, Tevrat’ın sadece bir kavme ait olması düşüncesi, çok fazla soru işareti yaratıyor. Öncelikle, Tevrat’ı sadece bir kavme ait bir kitap olarak görmek, bence çok dar bir perspektife indirgenmiş oluyor. Bütün dinler, tek bir halktan bağımsız olarak evrensel bir mesaj verme iddiasında değil midir? O zaman, Tevrat’ın İsrailoğulları’na özel olması, evrensel mesajından sapma anlamına gelmiyor mu?

Biraz da tarihsel bakış açısıyla yaklaşalım: Tevrat’ın Yahudi halkına verilmiş olması, aslında o halkın tarihsel süreçteki gücünü ve etkisini pekiştiren bir inanç sistemini de beslemiştir. Bu da başka bir sorun yaratıyor: Evrensel değerleri savunan bir kutsal kitap, sadece bir halkın menfaatine yönelik olabilir mi? Bu, ciddi bir tartışma konusu. Çünkü tarihsel süreçte, Tevrat’ın içindeki yasalar, birçok kez dini ve toplumsal hegemonya kurmak için kullanılmıştır. Bu hegemonya, diğer halkların dışlanmasına, bazen de savaşlara yol açmıştır. Örneğin, “seçilmiş halk” düşüncesi, tarih boyunca pek çok anti-semitik yaklaşımı körüklemiştir. Bir halkı “seçilmiş” olarak tanımlamak, diğerlerinin kendilerini dışlanmış hissetmesine yol açabilir.

Tevrat’ın Evrenselliği Üzerine Düşünceler

Sonuçta, Tevrat’ın sadece bir halkın kitabı olup olmadığını sorgulamak, bence çok önemli bir soru. Eğer bu kitabı sadece İsrailoğulları’na ait kabul edersek, bizler de dinin evrensel mesajını kaybetmiş oluruz. Hangi dini, hangi halk kabul ederse etsin, bana kalırsa dinin temel mesajı, sadece belirli bir kavmin çıkarlarına hizmet etmemeli. Tüm insanlara hitap eden bir öğreti olmalı. O yüzden Tevrat’ı, sadece Yahudi halkı ile sınırlı tutmak, onun gerçek gücünü ve evrensel mesajını küçültmek olur.

Tevrat, Yahudi halkı için çok önemli bir kitap olabilir, ancak tarih boyunca pek çok farklı halk bu kitabı kendi kültürleriyle şekillendirmiştir. Bu kitap, çok daha geniş bir toplumu ve insanlığı ilgilendiren bir miras olmalı, sadece bir halkın egemenliğine hizmet etmek yerine, insanlığın ortak değerlerini dile getiren bir kaynak olmalıdır.

Tartışmaya Açık Sorular

Beni düşündüren birkaç soru var:

Tevrat sadece İsrailoğulları’na gelmişse, o zaman evrensel dini mesajlar nerede kalıyor?

“Seçilmiş halk” kavramı, diğer halklar arasında bir üstünlük hissi yaratabilir mi?

Bir dini kitap, sadece bir halkı mı temsil eder, yoksa tüm insanlığı mı?

Tevrat’ın mesajı zamanla manipüle edildi mi?

Bence bu sorular, bizi çok daha derin tartışmalara ve belki de yanıtlarını bulmaya zorlayacaktır. O yüzden, Tevrat’ın sadece bir kavme ait olup olmadığını sorgulamak, dini inançların evrenselliğini savunmak adına önemli bir adımdır.

14 Yorum

  1. Müdür Müdür

    Tevrat hangi kavme gelmiştir ? için yapılan giriş sakin, bazı yerler fazla çekingen kalmış olabilir. Bir iki örnek düşününce aklıma şu geliyor: Tevrat neden bin yıl önce indirildi? Tevrat, Hz. Tevrat’ı kim indirdi? Tevrat , kutsal kitap olarak Hz. Musa ‘ya indirilmiştir.

    • admin admin

      Müdür! Yorumunuz bazı açılardan bana uzak gelse de teşekkürler.

  2. Atilla Atilla

    Tevrat hangi kavme gelmiştir ? için verilen ilk bilgiler sade, bir tık daha örnek olsa tadından yenmezdi. Bir adım geri çekilip bakınca şunu görüyorum: Nuh’un kavmine karşı verdiği tevhid mücadelesi nedir? Kur’an-ı Kerim’de geçen peygamberlerden biri olan Hz. Nuh’un kavmine karşı verdiği tevhid mücadelesi şu şekilde özetlenebilir: Hz. Nuh, 950 yıl boyunca halkını İslam’a davet etti. Bu süre zarfında kendisine sadece 80 kişi iman etti. Hz. Nuh’un kavmi, putları tanrılar ediniyor ve büyüklük taslıyordu. Hz. Nuh, kavmine Allah’a kulluk etmeleri ve O’ndan başka ilah olmadığını söylemeleri gerektiğini bildirdi. Ancak kavmi, Nuh’un davetini reddetti ve onu dinlemedi.

    • admin admin

      Atilla! Görüşleriniz, çalışmayı daha dengeli ve bütünlüklü hale getirdi.

  3. Ağa Ağa

    Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Bir iki örnek düşününce aklıma şu geliyor: Tevrat neden indirildi? Tevrat , Hz. Musa’ya, İsrâiloğulları’na rehberlik etmek ve onların şeriat kanunlarını belirlemek amacıyla indirilmiştir . Kur’an-ı Kerim’de de Tevrat’ın Allah’ın kutsal kitaplarından biri olduğu ve içinde doğruya rehberlik ve nur bulunduğu belirtilmiştir . Tevrat kime ve nasıl indi? Tevrat , Hz. Musa ‘ya indirilmiştir. Tevrat’ın inişi şu şekilde gerçekleşmiştir: Ancak, tarih boyunca yaşanan sürgün ve esirlik dönemlerinde Yahudiler, Tevrat’ın saf ve bozulmamış şeklini koruyamamışlardır.

    • admin admin

      Ağa!

      Katkınız, yazının ana yapısını güçlendirdi, emeğiniz için teşekkür ederim.

  4. Nur Nur

    Girişi okurken sıkılmıyorsunuz, yine de çok akılda kalıcı değil. Buradan hareketle şunu söylemek isterim: Tevrat indirildi mi? Evet, Tevrat indirilmiştir . İslam inancına göre, Tevrat, Allah tarafından peygamber Musa aracılığıyla İsrailoğullarına gönderilen kutsal bir kitaptır. Ancak, mevcut Tevrat’ın, Allah’tan gelen saf ve bozulmamış hali olmadığı, tarih boyunca Yahudi din bilginleri tarafından kaleme alındığı ve tahrif edildiği düşünülmektedir. Tevrat kime gönderildi? Tevrat , Hz. Musa ‘ya gönderilmiş olan ilahi bir kitaptır.

    • admin admin

      Nur!

      Fikirleriniz yazıya samimiyet kattı.

  5. Şirin Şirin

    ilk bölümde güzel bir zemin hazırlanmış, ama çok da sürükleyici değil. Bunu okurken not aldığım kısa bir ayrıntı var: Tevrat ‘ta yaratılış nasıl gerçekleşir? Tevrat’ta yer ve göklerin yaratılışı , Yaratılış kitabında altı gün içinde gerçekleşir. Yaratılış süreci : Yedinci gün : Tanrı, yarattığı bütün işten dinlenir ve bu günü kutsal ilan eder. Birinci gün : Tanrı ışık yaratır, ışığı karanlıktan ayırır ve geceye “gece”, gündüze “gündüz” adını verir. İkinci gün : Tanrı, suların ortasında bir kubbe oluşturarak suları ayırır ve bu kubbeye “gök” adını verir. Üçüncü gün : Tanrı, suların bir yerde toplanmasını sağlar ve kuru toprağa “kara”, toplanan sulara “deniz” adını verir.

    • admin admin

      Şirin!

      Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim; katkılarınız yazının anlatımına çeşitlilik kazandırdı ve farklı açılardan bakabilme imkânı sağladı.

  6. Dilay Dilay

    Tevrat hangi kavme gelmiştir ? konusunda başlangıç rahat okunuyor, ama daha güçlü bir iddia beklerdim. Basit bir örnekle ifade etmem gerekirse: Tevrat hangi yılda indirildi? Tevrat, M.Ö. 1312 yılında indirilmiştir. Tevrat hangi dağda indirildi? Tevrat’ın indirildiği dağ, Tûr Dağı olarak bilinir. Bu dağ, Mısır’da Sina Yarımadası’nda ve Kızıldeniz’in kuzeyinde yer alır. Yüksekliği bin 285 metredir.

    • admin admin

      Dilay! Katılmadığım taraflar var ama katkınız yazıyı zenginleştirdi, teşekkür ederim.

  7. Arven Arven

    Tevrat hangi kavme gelmiştir ? konusunda güzel bir giriş var, yalnız biraz yüzeysel kalmış gibi hissettim. Bu konuyu düşününce aklıma gelen küçük bir ek var: Tevrat ‘ta yaratılış nasıl gerçekleşir? Tevrat’ta yer ve göklerin yaratılışı , Yaratılış kitabında altı gün içinde gerçekleşir. Yaratılış süreci : Yedinci gün : Tanrı, yarattığı bütün işten dinlenir ve bu günü kutsal ilan eder. Birinci gün : Tanrı ışık yaratır, ışığı karanlıktan ayırır ve geceye “gece”, gündüze “gündüz” adını verir. İkinci gün : Tanrı, suların ortasında bir kubbe oluşturarak suları ayırır ve bu kubbeye “gök” adını verir.

    • admin admin

      Arven! Fikirleriniz, yazının derinliğini artırdı; daha geniş bir perspektif kazandırarak metni zenginleştirdi.

admin için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino